Giriş Formu



Kimler Sitede

Şu anda 75 konuk ve 1 üye çevrimiçi
  • doruk-che

Dostlarımız...

Reklam
Reklam
Reklam
Demokratik Olmayan Eğitimin Mezarını Kazıyoruz!

Adı herkes tarafından lanetlenmiş ÖSS’yi “kaldırıyoruz” vaatlerine çok şahit olduk. Ne kadar lanetlenecek bir şey olduğunu vaatleri verenler de biliyor olmalıydı elbette. Sonunda “kaldırdık!” dediler. Yalan söylediler. İsmini, cismini değiştirdiler, ancak üniversitelerin girişine örülmüş duvarlara yeni tuğlalar koydular.

“ÖSS’yi kaldıracağız” derken “ismini değiştireceğiz” demek istiyorlarmış meğer. Daha önce eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, biz Dev-Lislilerin yürüttüğü “Hayat 3 saate sığmaz!” kampanyamıza yönelik düşüncelerini şöyle ifade etmişti: “Birileri de hayatı 3 saate sığdırmaya çalıştığımızı iddia ediyormuş. Sığar, hayat 3 saat sığar. Dersine çalışırsan göreceksin!” Meğer şimdi ise hayatı fazla aceleye getirmeye gerek olmadığa ikna olmuşlar. Şimdi ki Mili Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu da sınav sayısının artırılmasına diyor ki: “Sınavı ikiye çıkarttık, şansınız arttı.”

Yalan söylüyorlar!

Yeni isimleriyle LYS ve YGS sonuçları açıklandı, tercihler yapıldı ve şimdi kazanlara kayıt dönemi, kazanamayanlara ise ya kaldığı yerden devam ya da pes etme dönemi başladı. Ancak sonuçlar öyle gösteriyor ki, ne dersine çalışanın kazandığı, ne de şansın arttığı bir eğitim sistemi yok.

Kontenjanlar doldurulamadı! Elbette kontenjan sayıları artırıldığı için değil. Sonuçlar gösteriyor ki, hala milyonlarca genç üniversiteye girmeyi bekliyor. Özel üniversitelerin kontenjanları dahi, Türkiye genelinde neredeyse %70 boş durumda. Dershanelerin sayısı ise Türkiye’deki okul sayısını geçti. Yani eğitim hızla daha ayrıcalıklı olanların yararlanabileceği ticari bir alan haline getiriliyor.

Milli Eğitim Bakanlığı yalan söylüyor! Sınavların isimlerini değiştiriyorlar fakat onun rekabetçi, elemeci özüne dokunmuyorlar. Eğitim sisteminin adaletsiz, anti-demokratik özüne dokunmuyorlar. Ve adı her ne olursa olsun sınavlar, parası olmayanı, anadilinde konuşturulmayanı ve doğduğu günden itibaren cinsiyetinden dolayı 2. cins görülen kadınları elemeye devam edecek.

Ancak biz değiştirmeye niyetliyiz! Herkesin yeteneğine göre eğitim gördüğü bir eğitim sistemi için lise koridorlarından sesimizi yükselteceğiz!

Yapamıyorsanız açın yolu!

Milli Eğitim Bakanlığı’na ve Nimet Çubukçu’ya önerimiz şudur: Açın yolu! Bakın kontenjanları dolduramıyor; KPSS soruları çalındı mı, çalınmadı mı içinden çıkamıyorsunuz. Yapmıyorsunuz, yapamıyorsunuz, yapamayacaksınız! Çünkü liseler de, üniversiteler de bizim! Fermanınız size kalsın, okullarımızı bize bırakın! Ve eğitim hakkımızı gasp etmekten vazgeçin!

Biz zaten yola çoktan çıktık… Paralı, anti-bilimsel, ırkçı, cinsiyetçi, demokratik olmayan bu eğitim sisteminin ve onun rekabetçi, elemeci sınavlarının mezarını kazmaya çoktan başladık…

 
Altındağ'ın Altın Saçlı Çocuğu
12 Eylül askeri diktatörlülüğünün ilk idamı ve aynı zamanda bir Dev-Lis'li olan Necdet Adalı anısına hazırlanan "Altındağ'ın Altın Saçlı Çocuğu" isimli belgesel için afiş yarışması başlatılmıştır. Hazırlanan afişler Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir adresine gönderebilir.