Demokratik Olmayan Eğitimin Mezarını Kazıyoruz!

Adı herkes tarafından lanetlenmiş ÖSS’yi “kaldırıyoruz” vaatlerine çok şahit olduk. Ne kadar lanetlenecek bir şey olduğunu vaatleri verenler de biliyor olmalıydı elbette. Sonunda “kaldırdık!” dediler. Yalan söylediler. İsmini, cismini değiştirdiler, ancak üniversitelerin girişine örülmüş duvarlara yeni tuğlalar koydular.

“ÖSS’yi kaldıracağız” derken “ismini değiştireceğiz” demek istiyorlarmış meğer. Daha önce eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, biz Dev-Lislilerin yürüttüğü “Hayat 3 saate sığmaz!” kampanyamıza yönelik düşüncelerini şöyle ifade etmişti: “Birileri de hayatı 3 saate sığdırmaya çalıştığımızı iddia ediyormuş. Sığar, hayat 3 saat sığar. Dersine çalışırsan göreceksin!” Meğer şimdi ise hayatı fazla aceleye getirmeye gerek olmadığa ikna olmuşlar. Şimdi ki Mili Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu da sınav sayısının artırılmasına diyor ki: “Sınavı ikiye çıkarttık, şansınız arttı.”

Yalan söylüyorlar!

Yeni isimleriyle LYS ve YGS sonuçları açıklandı, tercihler yapıldı ve şimdi kazanlara kayıt dönemi, kazanamayanlara ise ya kaldığı yerden devam ya da pes etme dönemi başladı. Ancak sonuçlar öyle gösteriyor ki, ne dersine çalışanın kazandığı, ne de şansın arttığı bir eğitim sistemi yok.

Kontenjanlar doldurulamadı! Elbette kontenjan sayıları artırıldığı için değil. Sonuçlar gösteriyor ki, hala milyonlarca genç üniversiteye girmeyi bekliyor. Özel üniversitelerin kontenjanları dahi, Türkiye genelinde neredeyse %70 boş durumda. Dershanelerin sayısı ise Türkiye’deki okul sayısını geçti. Yani eğitim hızla daha ayrıcalıklı olanların yararlanabileceği ticari bir alan haline getiriliyor.

Milli Eğitim Bakanlığı yalan söylüyor! Sınavların isimlerini değiştiriyorlar fakat onun rekabetçi, elemeci özüne dokunmuyorlar. Eğitim sisteminin adaletsiz, anti-demokratik özüne dokunmuyorlar. Ve adı her ne olursa olsun sınavlar, parası olmayanı, anadilinde konuşturulmayanı ve doğduğu günden itibaren cinsiyetinden dolayı 2. cins görülen kadınları elemeye devam edecek.

Ancak biz değiştirmeye niyetliyiz! Herkesin yeteneğine göre eğitim gördüğü bir eğitim sistemi için lise koridorlarından sesimizi yükselteceğiz!

Yapamıyorsanız açın yolu!

Milli Eğitim Bakanlığı’na ve Nimet Çubukçu’ya önerimiz şudur: Açın yolu! Bakın kontenjanları dolduramıyor; KPSS soruları çalındı mı, çalınmadı mı içinden çıkamıyorsunuz. Yapmıyorsunuz, yapamıyorsunuz, yapamayacaksınız! Çünkü liseler de, üniversiteler de bizim! Fermanınız size kalsın, okullarımızı bize bırakın! Ve eğitim hakkımızı gasp etmekten vazgeçin!

Biz zaten yola çoktan çıktık… Paralı, anti-bilimsel, ırkçı, cinsiyetçi, demokratik olmayan bu eğitim sisteminin ve onun rekabetçi, elemeci sınavlarının mezarını kazmaya çoktan başladık…

 
Altındağ'ın Altın Saçlı Çocuğu
12 Eylül askeri diktatörlülüğünün ilk idamı ve aynı zamanda bir Dev-Lis'li olan Necdet Adalı anısına hazırlanan "Altındağ'ın Altın Saçlı Çocuğu" isimli belgesel için afiş yarışması başlatılmıştır. Hazırlanan afişler Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir adresine gönderebilir.
 
%100 Sınavsız Hava Sahası İstiyoruz, Alacağız!

Haberin Fotoğrafları İçin...


Liseliler LYS ve YGS'ye karşı sokaklara çıktı. Daha önce adı ÖSS olan elemeci sınav sisteminin, özü değiştirilmeden ismi değiştirildi. Ya hayatı 3 saatlik sınavlara sığdırmaya çalıştılar ya da dersaneleri, özel dersleri mecbur ettiler. Ferman sahipleri bunları yaparken, liseliler "gelecek bizimdir" diyerek sokaklara çıktılar.

Şimdi liselinin hak alıcı örgütü Dev-Lis, bu yıl 4.sü düzenlenen elemeci sınavlar karşıtı mitingte yine yerini aldı. "Liselerde %100 Sınavsız Hava Sahası İstiyoruz, Alacağız" diyerek mitinge günler öncesinden hazırlandılar. Dev-Lis'in olduğu her yerde, sınıflarda, koridorlarda toplantılar yapıldı. Liseliler 12 Haziran gününü ÖSS-LYS-YGS'ye karşı mücadele günü olarak ilan ederek, 170 kişiyle coşkulu bir eylem gerçekleştirildi.

Kadıköy Tepe Natutilus’da buluşan Dev-Lisliler “Elemeci Sınavlar Mezara” yazılı siyah bir tabut taşıdılar. “Böyle ‘Eğitim Şart’ mı? %100 Sınavsız Hava Sahası” yazılı pankart açtılar. Dev-Lisliler söyledikleri marşlarla, halaylarıyla, davullarıyla, göz doldurdu. Alana “Deniz Koşusuyla” giren liseliler burada da halaylarına devam ettiler.

 
Sınavsız Hava Sahası İstiyoruz
“Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine yardım etme, terbiye.”
Eğitimin Türk Dil Kurumu sözlüklerinde ki anlamını okudunuz. “Bizce” Biraz açmak gerek. Eğitim; yukarıda da değinildiği gibi topluma dâhil olacak bireylerin işlenmesi ve sistemin devamını sağlama aracıdır. Üretim sürecine henüz dâhil olmamış gençlerin, karşılarına çıkacak sömürü sistemine boyun eğmeyi alış(tır)ma aracı.
Peki, nasıl bir sistem bu, 8 yılda öğrenmemiz-alışmamız gereken?
Devamını oku...
 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 > 9