4+4+4′e Karşı 1 Mayıs’ta Alanlara

DEMOKRATİK LİSE İÇİN MÜCADELE ET! Bizler demokratik lise ve parasız eğitim için çalışan,

Kantin boykotu korkuttu, Abdülmelik okuldan atıldı!

İstanbul’daki İsmail Erez Endüstri Meslek Lisesi’nde, 7 Mart’ta gerçekleştirilen kantin b

LİSEDEN FABRİKAYA

Meslek liselerinden bahsedebilmek için öncelikle meslek liselerinin varoluş amacını bilmek gere

 

4+4+4′e Karşı 1 Mayıs’ta Alanlara

Nisan 9, 2012 in Genel

DEMOKRATİK LİSE İÇİN MÜCADELE ET!
Bizler demokratik lise ve parasız eğitim için çalışan, ezberci, gerici, cinsiyetçi eğitime karşı duran ve anadilde eğitim için MÜCADELE EDEN dev yürekli liselileriz. Bizi her zaman her yerde görebilirsiniz. Bazen bir eylemde parasız eğitim için haykırırken, bazen sınav sistemini protesto ederken, bazen de demokratik taleplerimiz için mücadele ederken görebilirsiniz.
Yukarıda belirttiğimiz gibi eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim ve demokratik liseyi yaratmak için 11 maddeli programımız doğrultusunda MÜCADELE EDİYORUZ. Okulları, sokakları, mücadelenin olabileceği her yeri alan bilip, çalışmalarımızı durmak bilmeden sürdürüyoruz. “Savaşa değil, eğitime bütçe” diye haykırarak barışın, sevginin, kardeşliğin temelini daha şimdiden örüyoruz içimizde! ”Meslek liselilerindeki emek sömürüsüne son” diyerek emeğimizi çalamayacaklarını gücümüzle, birliğimizle öğretiyoruz onlara! Her zaman yeni sloganlarımızla iniyoruz alanlara, yeni kampanyalarla başlıyoruz yeni günlere… Bizden korkuyorlar, çünkü biz mücadelemizde her zaman birlikte olacağız, emek sömürülerine karşı, cinsiyetçi, ırkçı yaklaşımlarına karşı, bizden istedikleri bağış ve har(a)çlara karşı her zaman dimdiktik ve dimdik olacağız! Yayınlarımızda, afişlerimizde, bildirilerimizde, eylemlerimizde sistemin çarpıklığını her defasında korkusuzca haykırmaya devam edeceğiz. Uslu durmayacağız, onların istediği gibi olmayacağız, sistemin bize dayattıklarını yapmayacağız. Sürekli ders çalışıp, onların bizi zorla soktukları sınavları kabul etmeyeceğiz ve sürekli alanlarda olacağız! Korkumuz yok bizim, çünkü biz demokratik lise yolunda mücadele eden Devrimci Liselileriz.
ŞİMDİ DEV-LİS’E KATILMANIN, SESİMİZE SES KATMANIN ZAMANIDIR!
SEN DEĞİLSEN KİM? ŞİMDİ DEĞİLSE NE ZAMAN?
DEV-LİS’E KATIL!
EŞİTSİZLİĞE
GELECEKSİZLİĞE
PARALI EĞİTİME KARŞI
1 MAYIS’TA DEV-LİS LE ALANLARA

Kantin boykotu korkuttu, Abdülmelik okuldan atıldı!

Nisan 4, 2012 in Genel

İstanbul’daki İsmail Erez Endüstri Meslek Lisesi’nde, 7 Mart’ta gerçekleştirilen kantin boykotuna katılan lise 3 öğrencisi Abdülmelik Yalçın, okuldan atıldı. İlçe Öğrenci Disiplin Kurulu, karara gerekçe olarak Abdülmelik’in okul müdürlüğünden izin almadan basına bilgi vermesi ve bildiri dağıtmasını gösterdi. “Geçen perşembe dersteyken, müdür yardımcısı gelip, arkadaşlarımın içinde bana okuldan atıldığımı ve bir daha kapıdan içeri alınmayacağımı söyledi” diyen Abdülmelik, kararın bozulması için İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne dilekçe verdi.

Video için linke tıklayın

İsmail Erez Endüstri Meslek Lisesi öğrencileri, öğle arasında okula giriş çıkışların idare tarafından yasaklanması üzerine, yiyecek fiyatlarını fahiş buldukları kantini boykot etme kararı almış, 7 Mart günü, evden getirdikleri yiyeceklerle ‘paylaşma masaları’ kurmuştu. Ancak okul idaresi bu eyleme sert tepki göstermiş, okul müdürü, sivil polislerle sınıfa girip kurulan sofraları kaldırtmıştı. Daha sonra, “Lisemizde 9 saat boyunca yemek ihtiyacımızı karşılayamıyoruz. Kantin fiyatları pahalı olduğu için çoğu zaman karnımızı doyuramıyoruz” yazan bildirileri dağıtan 17 öğrenci hakkında da disiplin soruşturması başlatılmıştı. Soruşturma sonucunda, boykota katılan lise 3 öğrencisi Abdülmelik Yalçın okuldan atıldı.

İlçe Öğrenci Disiplin Kurulu, Milli Eğitim Bakanlığı Ödül ve Disiplin Yönetmeliği’ne dayanarak Yalçın’ın okuldan uzaklaştırmasına karar verdi. Dayanak yapılan yönetmelik maddesi, “Okul müdürlüğünden izin almadan okul hakkında bilgi vermek amacıyla basın toplantısı yapmak, bildiri yayımlamak, dağıtmak; konferans, temsil, tören, açık oturum, forum ve benzeri etkinlikler düzenlemek ve etkin rol almak” fiillerini düzenliyor.
Kararın bozulması için Milli Eğitim Müdürlüğü’ne dilekçe veren Yalçın, “Yanlış bir şey yapmadım. Ailemin de desteğiyle mücadelemi sürdüreceğim ve okula gitmeye devam edeceğim” derken, okul yönetimi konuyla ilgili açıklama yapmadı. İstanbul Milli Eğitim Müdürü Dr. Muammer Yıldız ise, “Öğrencinin dosyasına ve dilekçesine baktık. Komisyonumuz toplanarak bu konuyu değerlendirecek” dedi.

LİSEDEN FABRİKAYA

Nisan 3, 2012 in Genel

Meslek liselerinden bahsedebilmek için öncelikle meslek liselerinin varoluş amacını bilmek gerekir. Meslek liselerini var eden sebep iş dünyasında ki ara eleman ihtiyacıdır. Üniversite harçları, her sene zamlanan ulaşım bedeli, öğrencileri dershanelere iten eğitim sistemi…
Meslek liseleri; Eğitim için harcanması zorunlu kılınan bu mali külfeti karşılayamayacak durumda olan yoksul ailelerin çocuklarının mecburi tercihidir.

Fabrikaların acemi birlikleri haline getirilen meslek liselerinde her sabah iş önlükleriyle bölüm kapılarında sıra olan öğrenciler, öğretmenlerin rahat, hazır ol, sağ baştan say komutları altında geçen dört senelik sürecin ardından işverenin sofrasına genç emek gücü olarak sunulurlar.
Meslek lisesine girdiğinizde bir çok işletme tarafından açılmış bölümleri görürsünüz. Bu işletmeler bölümlerin araç-gereç ihtiyaçlarını gidermenin karşılığı olarak seçtikleri öğrencileri stajyer olarak daha sonra işçi olarak bünyelerine katarlar. Burs olanakları sunarlar. Meslek liseleri üzerine projeler üretirler ‘’Meslek lisesi memleket meselesi’’ diyerek başlayan belki de en popüler mesleki eğitim projesinin sahibi olan Koç Grubu , iyimser söylemlere sığınarak pek çok meslek liselinin umudu olmuştu. Önce seçtiği öğrencilere eğitim döneminde cüzi bir miktarda maddi yardımda bulundu. Staj zamanı geldiğinde ise bütün bursiyerlerini metelik vermeden stajyer olarak çalıştırdı. Meslek liselilere, özünde reklam projesi olan bu oyunda figüranlıktan öte rol düşmedi.
‘’Herkes mühendis, öğretmen, avukat olacak diye bir koşul yok’’ mesleki eğitim veren öğretmenlerin dilinde sloganlaşmış, öğrencilerin zihninde gelecek umutlarını zincirlemiş klişe bir sözdür.

Bu günün ara eleman ihtiyacını karşılayan sınıfın çocuklarından aynı ihtiyacı gidermelerini beklemek sistemin sürekliliğinin gereğidir. O yüzdendir ki içinde bulunduğumuz eğitim sistemi genç kuşağı iki seçenek arasında dara sokar. Ya meslek lisesini seçip kısa ve yetersiz bir eğitimin sonrasında bir mesleğin diplomasını elde edeceksin. Ya da uzun yolu seçip eğitimin için milyarlarca lira harcayıp hayat standartlarını öteye taşıyacak bir diplomanın peşinden koşacaksın. Siz hiç villada ikamet eden bir teknisyen gördünüz mü? Yatı olan bir kimyager?
Gelecekteki mesleğimizi belirleyecek olan şu anki sınıfsal konumumuz ise asla eğitimde fırsat eşitliğinden bahsedemeyiz. İnsanlar üniversiteye gidecek paraları olmadığı için meslek liselerini tercih ediyorlarsa yeteneklerine göre bir seçimde bulundular diyemeyiz.
Meslek liselerini tercih etmek, varoluş sebebini kavramaya çalışmak bir yana dursun. Kalifiye eleman ihtiyacını karşılamak için kurulan bu liseler gerçekten amaçlarına ulaşabiliyorlar mı? Meslek lisesini tercih eden bir öğrenci dört yıllık mesleki eğitimin sonucunda kalifiye eleman vasfına ulaşabiliyor mu?
Bugün;
Meslek lisesi mezunu insanların işsizlik oranı %10,5 iken düz lise mezunu insanların işsizlik oranı %12,3 devlet düz lise mezunu ve meslek lisesi mezunu arasında ki 1,8’lik işsizlik farkını yaratabilmek için mi meslek liselerini açtı? Meslek lisesi mezunu insanların %10,5’inin işsiz olması iki mühim soruyu akıllara getiriyor.
Birincisi; Meslek liselerinde yetişen kalifiye elemanlara iş dünyasının mı ihtiyacı yok?
İkincisi; Meslek liseleri, mesleki eğitim verebilmek için gerçekten yeterli mi?
İş dünyasının vasıflı işçilere her zaman ihtiyacı vardır. Ancak çok açık ki meslek liseleri bu ihtiyaca karşılık veremiyorlar.
Meslek liseleri yoksul aile çocuklarının zorunlu tercihi olmaları bir yana törpülenmiş amaçlarını bile yerine getirememektedir. Meslek liseleri, eğitim sisteminin yoksul aile çocuklarına uzattığı kuru ekmektir. Yüzbinlerce insanı yarı tok yatmaya razı kılan bir kuru ekmek.

Özgürlük Sokakta!

Nisan 3, 2012 in Genel

Bu Nasıl İş Yahu?!

Nisan 2, 2012 in Genel

İzmir’de doğuştan şeker (diyabet) hastası olan 19 yaşındaki Rüya Çıralı, üniversitede okumasına rağmen, kendisini gibi şeker hastalarına daha iyi bakabilmek için endokrin hemşiresi olma hayaliyle girdiği YGS’de sınava alınmadı!

Sınav görevlileri, Rüya Çıralı’nın, yaşamı için sürekli karnında takılı olması gereken insülün pompasıyla sınava giremeyeceğini söyleyerek salondan çıkardı. Karakola gidip şikayetci olan Rüya Çıralı, “Hayalim vardı, onun gerçekleştiremedim. 2 yıl böyle girdim sınava, sadece bir görevlinin gereksiz inadına kurban gittim” dedi.

Masasında sınav formunu dolduran Çıralı, bu sırada yanına gelen sınav gözetmenlerine durumunu anlatarak izin aldı. Ancak ikinci kez gelen görevlisi H.G., ÖSYM yetkilileriyle görüştüğünü ve bu şekilde sınava giremeyeceğini söyleyerek pompayı çıkarmasını istedi. Ancak pompanın sağlık gerekçesiyle sürekli takılı olması gerektiğini söyleyen ve bunun için de sağlık raporları olduğunu söylemesine rağmen görevliye konuyu anlatamayan Rüya Çıralı, salonu terk etmek zorunda kaldı.

Rüya Çıralı daha sonra yardım istediği babası işçi emeklisi Şenol Çıralı ile birlikte karakola giderek sınav görevlisinden şikayetçi oldu. Şikayet işlemlerin ardından karakol önünde açıklama yapan Rüya Çıralı, “Daha önce iki kez aynı sınava girdim. Geçen yıl da güvenlik önlemleri çok yüksekti ona bile girdim. Bu benim sağlığım için gerekli olan birşey. Ben geçen yıl ÖSYM yetkilileriyle görüştüm bana izin verdiler, bu yıl da onun için gittim. Kapıdaki görevliler de izin verdi ancak içlerinden birisinin tutumu nedeniyle sınava giremedim. Benim hayallerim vardı ama onu gerçekleştiremedim. Bunun hesabının da sorulmasını istiyorum. Bu nedenle de şikayetci oldum. Artık sınava da girmeyeceğim, insan her hayal ettiğini gerçekleştiremiyormuş” dedi.

Rüya Çıralı’nın babası Şenol Çıralı ise, kızı gibi milyonlarca şeker hastası bulunduğunu, yaşananların büyük haksızlık olduğunu, haklarını sonuna kadar arayacaklarını dile getirdi.(dha)

YGS Ölümleri Durmuyor!

Nisan 1, 2012 in Genel

SAMSUN’da bugün Yükseköğretime Geçiş Sınavı’na (YGS) girmeye hazırlanan lise öğrencisi, 18 yaşındaki Damla Orhan, sınav stresi nedeniyle sabah kalp krizi geçirdi.

Kaldırıldığı hastanede kurtarılamayan Damla Orhan’ın kesin ölüm nedeninin otopsiden sonra belirleneceği belirtildi.Merkez İlkadım İlçesi Bahçeli Evler Mahallesi’nde oturan 2 çocuklu 47 yaşındaki Ayhan Orhan ve 46 yaşındaki Ayla Orhan çiftinin kızları Damla Orhan, bugün gireceği YGS nedeniyle sabah saat 05.00’da annesini uyandırdı. Kahvaltı hazırlanana kadar odasına gidip yatağına uzandı. Bu sırada fenalaşan genç kız, ailesinin çağırdığı ambulansla özel bir hastanenin acil servisine kaldırdı. Kalp krizi geçirdiği şüphesiyle burada genç kıza müdahale yapıldı. Ancak, yapılan tüm müdahalelere rağmen 19 Mayıs Lisesi Türkçe-Matematik Bölümü 4’üncü sınıf öğrencisi Damla Orhan, kurtarılamadı.Sınava dershaneye giderek de hazırlanan Damla Orhan’ın ölüm haberini alan annesi ve ablası 22 yaşındaki Duygu Orhan, sinir krizleri geçirdi. Damla Orhan, YGS’ye Ticaret Meslek Lisesi’nde gireceği belirtildi. Damla Orhan’ın teyzesinin eşi olan Davut Çatalsakal, “Sınav heyecanı bir yıldır yaşıyordu. Ailesi sınav nedeniyle çok sıkmıyordu. Ama Damla içine atan bir çocuktu. Sınav yükü ona ağır geldi. Kaldıramadı” dedi.(DHA)

YGS Bir Can Daha Aldı!

Mart 31, 2012 in Genel

Adana’da üniversiteye giriş sınavında başarısız olma korkusunu üzerinden atamayan 21 yaşındaki Tuğba Kuyucu, elektrik kablosuyla kendini asarak canına kıydı.

Levent Mahallesi’nde oturan Tuğba Kuyucu, 3 kez denemesine rağmen kazanamadığı üniversiteye giriş sınavına son kez hazırlanmaya başladı. Babası Kemal Kuyucu’nun ’Kızım bu sene son olsun, artık dershaneye verecek param yok. Kazandın kazandın, kazanamazsan bir daha da sınava girmene izin vermem” demesi üzerine strese giren Tuğba Kuyucu, akşam saatlerinde odasına girdi. Baba Kemal Kuyucu, kızının odasına girdiğinde Tuğba’yı elektrik kablosuyla asılı halde buldu. Tuğba bütün müdahalelere rağmen kurtarılamadı. (DHA)

ARTIK YETER!
SINAVLARIN BİZLERİ TEKER TEKER ÖLDÜRMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ!
DEV-LİS’LE MÜCADELEYE ÖZGÜRLEŞMEYE!

Dev-Lis Ezilen Halkların Yanında!

Mart 31, 2012 in Genel

31 Mart Cumartesi günü İstanbul Kadıköyde gerçekleştirilen Sivas Katliamı davasını Kabul etmiyoruz mitingi için Devrimci Liseliler Kadıköy’de buluştu. AKP’nin direk müdahalesiyle zaman aşımına uğrayan Sivas Katliamı davasında devletin katliam ve inkar politikaları birkez daha yüzünü gösterdi. 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta Madımak Oteli’nin devlet desteği ile radikal İslamcılar tarafından yakılmış ve 33 yazar, ozan, düşünür ile 2 otel çalışanının yanarak ya da dumandan boğularak hayatlarını kaybetmişlerdir.

 

 

DEV-LİS Gazetesi kitlelerle buluşuyor!

Mart 25, 2012 in Genel

Nuri Cıngıllıoğlu Lisesi’nde Pankartlı Eylem

Mart 23, 2012 in Genel

İstanbul Ataşehir Nuri Cıngıllıoğlu Lisesi Cuma töreni sırasında istiklal marşı okunurken DEV-LİS’li militanlar SINAVLARA İNAT YAŞASIN HAYAT yazılı pankartı okul duvarı üzerinden yükselttiler. Uçan balon kullanılarak yapılan eylem tören alanındaki liseliler tarafından büyük ilgi topladı. Pankartın yükseldiği sırada alanda bulunan liseliler ıslıklar ve alkışlarla eyleme destek verdiler. Devrimci Liseliler ezberci, gerici, anti-bilimsel, cins ayrımcı eğitim sistemine karşı mücadelesini sürdürüyor.

Sen de DEV-LİS’e Katıl! Mücadele Et!

video için tıklayın